MEZOPOTAMYA VE TERS LALE TREKKING TURU
MEZOPOTAMYA VE TERS LALE TREKKING TURU
22 – 26 NİSAN 2026
29 NİSAN – 03 MAYIS 2026
TUR BİLGİLERİ________________________________________
HAREKET BILGILERI
Toplanma Yeri ve Saati: Diyarbakır, 10.00 - 11.00
Dönüş Tarihi ve Saati: Diyarbakır , 20.00
ÜCRET VE KONTENJAN
• Kişi Başı: 22.500 TL
• Tek Kişilik Oda Farkı: 6.000 TL
• Kontenjan: Minimum 5 – Maksimum 15 kişi
PROGRAM AKIŞI________________________________________
1. GÜN | DİYARBAKIR – EĞİL KANYONU – BATMAN
• Buluşma: 10.00 – Diyarbakır’da tanışma ve kahvaltı
• Rota: Eğil Kanyonu yürüyüşü
• Etkinlikler:
Dicle Nehri’nin oyduğu devasa kanyon boyunca yürüyüş
Suya doğru eğilen kayalıklar, sessiz vadi yapısı ve panoramik seyir noktaları
Tekne turu ile kral mezarlarını ve kanyon içini keşif
• Mesafe: 8 km
• Konaklama: Batman
2. GÜN | SİİRT – BACEVAN YAYLASI (TERS LALE ROTASI)
• Rota: Bacevan Yaylası – Ters lale rotası
• Etkinlikler:
Dünyanın ender çiçek türlerinden Fritillaria imperialis – Ters Lale gözlemi
2.000 metre irtifada yayla yürüyüşü
Mezopotamya platosundan Botan Vadisi’ne uzanan manzaralar
• Mesafe: 15 km
• Konaklama: Batman
3. GÜN | BATMAN – HASANKEYF – KANYONLAR
• Rota: Hasankeyf Kalesi ve kanyonları
• Etkinlikler:
Binlerce yıllık tarih: kaya oyma evler, Artuklu mimarisi, mağaralar
Yeni Hasankeyf ve tarihi eserlerin taşınmış bölümleri
Zeynel Bey Türbesi ve kaleye panoramik yürüyüş
• Mesafe: 15 km
• Konaklama: Mardin
4. GÜN | ŞIRNAK – CEHENNEM DERESİ
• Rota: Cehennem Deresi Kanyonu
• Etkinlikler:
Yüksek kaya duvarları arasında dar patikalarda yürüyüş
Yer yer su geçişleri, doğal kaya kemerleri, dar boğazlar
Mezopotamya’nın en vahşi ve etkileyici kanyonlarından biri
• Mesafe: 16 km
• Konaklama: Mardin
5. GÜN | MARDİN – SÜRYANİ & EZİDİ KÖYLERİ GEZİSİ – DİYARBAKIR DÖNÜŞ
• Rota:
Kivağ ve Xarabiya Ezidi köyleri – Aynverd, Hah ve Kıllıth Süryani köyleri – Diyarbakır kent gezisi
• Etkinlikler:
Güne Ezidi köylerini ziyaret ederek başlıyoruz. Yüzyıllardır korunan kültürleri, dini mimarileri ve köy yaşamı hakkında bilgi alıyoruz.
Ardından Süryani köylerine geçiyoruz; taş işçiliği, dar sokaklar, asırlık kiliseler ve Mezopotamya’nın kadim halklarının yaşam izleri eşliğinde yürüyüş yapıyoruz.
Programın ilerleyen bölümünde Diyarbakır’a hareket ederek Ulu Camii, Hasan Paşa Hanı ve Sur içi sokaklarında kısa bir kültür turu gerçekleştiriyoruz.
• Mesafe: 8 km
• Dönüş: 20.00 – Diyarbakır
ÖN KAYIT BILGILERI________________________________________
• Ad Soyad, TC No, Doğum Tarihi, Telefon No
• Ön ödeme: 8.000 TL
• Ön ödeme sırasına göre koltuk düzeni yapılır
• Katılımcılar, Paket Tur Sözleşmesi ile Risk ve Muafiyet Sözleşmesi’ni kabul etmiş sayılır.
Bilgi & Rezervasyon: 0505 572 10 55
ÜCRETE DAHIL OLANLAR________________________________________
• Transferler
• 4 gece konaklama
• 5 sabah kahvaltısı
• 4 akşam yemeği
• Seyahat sigortası
• Profesyonel rehberlik
HARIÇ OLANLAR________________________________________
• Uçak biletleri
• Öğle yemekleri
• Kişisel harcamalar
ROTALAR HAKKINDA________________________________________
EĞİL KANYONU
Dicle Nehri’nin milyonlarca yıl boyunca oyduğu Eğil Kanyonu, hem doğal hem de kültürel miras açısından Mezopotamya’nın en büyüleyici vadilerinden biridir. Kayaların arasından süzülen Dicle, devasa bir yarığı andıran bu kanyona hayat verir. Yürüyüş sırasında, su seviyesinin altında kalan eski yerleşim alanlarının izleri, suya gömülen minareler ve kanyon duvarlarına işlenmiş kral mezarları görülür.
Tekne turu sırasında, dik kayalıklara oyulmuş Asur ve Med dönemine ait kaya mezarları, vadi boyunca yankılanan kuş sesleri ve suyun sakin akışı, rotayı mistik bir atmosfere büründürür. Kanyonun panoramik noktalarından Mezopotamya platosunun geniş ufuklarını seyretmek, katılımcılara hem görsel hem duygusal bir deneyim sunar.
BACEVAN YAYLASI – TERS LALE DİYARI
Siirt’in zirveye yakın bölgelerinde yer alan Bacevan Yaylası, Türkiye’nin en büyük ve en yoğun Ters Lale (Fritillaria imperialis) alanına sahiptir. Nisan ayı geldiğinde yayla, kırmızı, turuncu ve ateş tonlarında açan yüzlerce ters lale ile adeta bir “çiçek krallığına” dönüşür.
Yaklaşık 2.000 metre rakımda gerçekleştirilen yürüyüş sırasında, hava serin, bitki örtüsü canlı ve manzaralar sonsuz bir hal alır. Botan Vadisi’nin devasa çöküntü hattı ve uçsuz bucaksız Mezopotamya ovası, yayladan bakıldığında nefes kesici bir pano gibi açılır.
Doğa fotoğrafçıları için yılın en özel zamanlarından biri olan bu dönemde, ters lalelerin her biri dramatik duruşuyla kadrajlara adeta poz verir.
HASANKEYF VE KANYONLAR
Tarihi en az 12.000 yıl öncesine uzanan Hasankeyf, Mezopotamya’nın en önemli yerleşimlerinden biri olarak kabul edilir. İnsanlığın yerleşik hayata geçtiği dönemlerden bugüne kadar kesintisiz yaşam izleri taşır.
Kale yamacına oyulmuş yüzlerce mağara ev, Artuklu dönemi mühendisliğinin başyapıtlarından Zeynel Bey Türbesi, tarihi köprü ayakları ve Dicle kıyısındaki yeni yerleşim, bölgenin hem eski hem yeni yüzünü gözler önüne serer.
Çevredeki kanyonlarda yapılan yürüyüşte; sarp kayalıklar, doğal oyuklar, su yolları ve binlerce yılın aşındırdığı kaya oluşumları dikkat çeker. Her adımda hem doğanın gücünü hem de tarihin derin izlerini görmek mümkündür.
CEHENNEM DERESİ
Adını, dikey yükselen kayalıkları ve dar geçişleri nedeniyle alan Cehennem Deresi, Şırnak bölgesinin en etkileyici doğal güzelliklerinden biridir.
Kanyonun yer yer yalnızca birkaç metreye kadar daralan bölümleri, yürüyüşe macera ve sürpriz katar. Suyun içinden geçilen noktalar, kayaların arasından süzülen pınarlar, doğal kaya kemerleri ve gölge-günışığı oyunları ile rota sürekli değişen bir atmosfer sunar.
Kanyon duvarlarının yüksekliği, güneş ışığının sadece belirli açıyla içeri girmesine izin verir; bu nedenle özellikle öğle saatlerinde ışığın kayalara süzülüşü büyüleyici bir görüntü oluşturur. Bölge, hem doğaseverler hem de macera arayanlar için Mezopotamya’nın saklı hazinelerinden biridir.
KURDİSE ŞELALESİ
Mardin’in yeşil doğasını temsil eden Kurdise Şelalesi, kaynağından güçlü bir şekilde akan sularıyla bölgedeki en canlı ve görsel açıdan etkileyici doğa noktalarından biridir.
Vadi boyunca ilerleyen yürüyüşte, su sesinin sürekli eşlik ettiği huzurlu bir atmosfer vardır. Bahar aylarında şelalenin çevresinde yabani nane, kekik, sarmaşıklar ve çiçeklenmiş çalı türleri görülür.
Şelalenin çevresindeki doğal havuzlar ve kayalık formasyonlar, kısa molalar ve fotoğraf çekimleri için idealdir. Özellikle sabah saatlerinde güneş ışığının suya vurması, suyun üzerinde ince bir sis tabakası oluşturur ve vadi büyülü bir görünüme bürünür.
DARA ANTİK KENTİ
Mardin’in güneydoğusunda yer alan Dara, Mezopotamya’nın Anadolu sınırlarındaki en önemli askeri, ticari ve kültürel merkezlerinden biriydi. Kent, Roma ve Pers imparatorluklarının hâkimiyet dönemlerinde stratejik bir sınır garnizonu işlevi görmüştür.
En etkileyici yapılarından biri, devasa taş bloklarla örülmüş yer altı sarnıçlarıdır; bu sarnıçlar kendi döneminin mühendislik harikası olarak kabul edilir.
Nekropol alanı, kaya oyma mezarları ve geniş mezar odaları ile bölgenin en iyi korunmuş antik alanlarından biridir. Kentin çevresinde yer alan sur kalıntıları, ticaret yolları ve su kanalları, Dara’nın o dönem Mezopotamya’nın en gelişmiş şehirlerinden biri olduğunun kanıtıdır.
Bölgenin “Mezopotamya’nın Efes’i” olarak anılmasının nedeni, tarihi yapılarının çeşitliliği, kentin planlaması ve görsel ihtişamıdır.
KİVAĞ (MAĞARAKY) VE XARABİYA (YENİCE) EZİDİ KÖYLERİ
Kivağ ve Xarabiya köyleri, Ezidi topluluğunun geleneksel yaşamını en saf haliyle sürdürebildiği yerlerdir. Bu köylerde taş ve kerpiçten yapılmış evler, dar ve kıvrımlı sokaklar, eski su kuyuları ve küçük meydanlar göze çarpar. Ezidilerin dini ritüelleri, bayramları ve kültürel törenleri köy yaşamının doğal bir parçasıdır. Köylerde yürürken, hem tarihî taş yapıları hem de doğal çevrenin sunduğu panoramik manzaraları gözlemlemek mümkündür. Ziyaretçiler, yerel halkla kısa sohbetler ederek günlük yaşam ve gelenekler hakkında bilgi edinebilir, bölgeye özgü el işçiliği ve mimari detayları yakından inceleyebilir.
AYNVERD (GGÜLGÖZE), HAH (ANTLI), KILLITH SÜRYANİ KÖYLERİ
Bu köyler, Mezopotamya’nın kadim Süryani kültürünü günümüze taşıyan yerleşimlerdir. Köylerde taş ve kerpiçten yapılmış tarihi evler, küçük avlular ve bahçeler, geleneksel köy yaşamının izlerini gösterir. Süryani kiliseleri ve manastır kalıntıları, köylerin tarihî ve dini önemini ortaya koyar; bazı köylerde 500 yılı aşkın geçmişe sahip yapılar bulunur. Yer altı odaları, mezarlar ve antik nekropoller, ziyaretçilere Mezopotamya tarihini adeta açık hava müzesi gibi sunar. Bu köylerde yürüyüş sırasında, Süryani dilini, geleneksel mutfak kültürünü ve el sanatlarını gözlemleme fırsatı da bulunur. Özellikle köylerin doğal çevresi, yemyeşil bahçeler ve sulak alanlar, yürüyüş sırasında hem görsel hem de ruhsal bir dinginlik sunar.
MEZOPOTAMYA VE TERS LALE TREKKING TURU
22 – 26 NİSAN 2026
29 NİSAN – 03 MAYIS 2026
TUR BİLGİLERİ________________________________________
HAREKET BILGILERI
Toplanma Yeri ve Saati: Diyarbakır, 10.00 - 11.00
Dönüş Tarihi ve Saati: Diyarbakır , 20.00
ÜCRET VE KONTENJAN
• Kişi Başı: 22.500 TL
• Tek Kişilik Oda Farkı: 6.000 TL
• Kontenjan: Minimum 5 – Maksimum 15 kişi
PROGRAM AKIŞI________________________________________
1. GÜN | DİYARBAKIR – EĞİL KANYONU – BATMAN
• Buluşma: 10.00 – Diyarbakır’da tanışma ve kahvaltı
• Rota: Eğil Kanyonu yürüyüşü
• Etkinlikler:
Dicle Nehri’nin oyduğu devasa kanyon boyunca yürüyüş
Suya doğru eğilen kayalıklar, sessiz vadi yapısı ve panoramik seyir noktaları
Tekne turu ile kral mezarlarını ve kanyon içini keşif
• Mesafe: 8 km
• Konaklama: Batman
2. GÜN | SİİRT – BACEVAN YAYLASI (TERS LALE ROTASI)
• Rota: Bacevan Yaylası – Ters lale rotası
• Etkinlikler:
Dünyanın ender çiçek türlerinden Fritillaria imperialis – Ters Lale gözlemi
2.000 metre irtifada yayla yürüyüşü
Mezopotamya platosundan Botan Vadisi’ne uzanan manzaralar
• Mesafe: 15 km
• Konaklama: Batman
3. GÜN | BATMAN – HASANKEYF – KANYONLAR
• Rota: Hasankeyf Kalesi ve kanyonları
• Etkinlikler:
Binlerce yıllık tarih: kaya oyma evler, Artuklu mimarisi, mağaralar
Yeni Hasankeyf ve tarihi eserlerin taşınmış bölümleri
Zeynel Bey Türbesi ve kaleye panoramik yürüyüş
• Mesafe: 15 km
• Konaklama: Mardin
4. GÜN | ŞIRNAK – CEHENNEM DERESİ
• Rota: Cehennem Deresi Kanyonu
• Etkinlikler:
Yüksek kaya duvarları arasında dar patikalarda yürüyüş
Yer yer su geçişleri, doğal kaya kemerleri, dar boğazlar
Mezopotamya’nın en vahşi ve etkileyici kanyonlarından biri
• Mesafe: 16 km
• Konaklama: Mardin
5. GÜN | MARDİN – SÜRYANİ & EZİDİ KÖYLERİ GEZİSİ – DİYARBAKIR DÖNÜŞ
• Rota:
Kivağ ve Xarabiya Ezidi köyleri – Aynverd, Hah ve Kıllıth Süryani köyleri – Diyarbakır kent gezisi
• Etkinlikler:
Güne Ezidi köylerini ziyaret ederek başlıyoruz. Yüzyıllardır korunan kültürleri, dini mimarileri ve köy yaşamı hakkında bilgi alıyoruz.
Ardından Süryani köylerine geçiyoruz; taş işçiliği, dar sokaklar, asırlık kiliseler ve Mezopotamya’nın kadim halklarının yaşam izleri eşliğinde yürüyüş yapıyoruz.
Programın ilerleyen bölümünde Diyarbakır’a hareket ederek Ulu Camii, Hasan Paşa Hanı ve Sur içi sokaklarında kısa bir kültür turu gerçekleştiriyoruz.
• Mesafe: 8 km
• Dönüş: 20.00 – Diyarbakır
ÖN KAYIT BILGILERI________________________________________
• Ad Soyad, TC No, Doğum Tarihi, Telefon No
• Ön ödeme: 8.000 TL
• Ön ödeme sırasına göre koltuk düzeni yapılır
• Katılımcılar, Paket Tur Sözleşmesi ile Risk ve Muafiyet Sözleşmesi’ni kabul etmiş sayılır.
Bilgi & Rezervasyon: 0505 572 10 55
ÜCRETE DAHIL OLANLAR________________________________________
• Transferler
• 4 gece konaklama
• 5 sabah kahvaltısı
• 4 akşam yemeği
• Seyahat sigortası
• Profesyonel rehberlik
HARIÇ OLANLAR________________________________________
• Uçak biletleri
• Öğle yemekleri
• Kişisel harcamalar
ROTALAR HAKKINDA________________________________________
EĞİL KANYONU
Dicle Nehri’nin milyonlarca yıl boyunca oyduğu Eğil Kanyonu, hem doğal hem de kültürel miras açısından Mezopotamya’nın en büyüleyici vadilerinden biridir. Kayaların arasından süzülen Dicle, devasa bir yarığı andıran bu kanyona hayat verir. Yürüyüş sırasında, su seviyesinin altında kalan eski yerleşim alanlarının izleri, suya gömülen minareler ve kanyon duvarlarına işlenmiş kral mezarları görülür.
Tekne turu sırasında, dik kayalıklara oyulmuş Asur ve Med dönemine ait kaya mezarları, vadi boyunca yankılanan kuş sesleri ve suyun sakin akışı, rotayı mistik bir atmosfere büründürür. Kanyonun panoramik noktalarından Mezopotamya platosunun geniş ufuklarını seyretmek, katılımcılara hem görsel hem duygusal bir deneyim sunar.
BACEVAN YAYLASI – TERS LALE DİYARI
Siirt’in zirveye yakın bölgelerinde yer alan Bacevan Yaylası, Türkiye’nin en büyük ve en yoğun Ters Lale (Fritillaria imperialis) alanına sahiptir. Nisan ayı geldiğinde yayla, kırmızı, turuncu ve ateş tonlarında açan yüzlerce ters lale ile adeta bir “çiçek krallığına” dönüşür.
Yaklaşık 2.000 metre rakımda gerçekleştirilen yürüyüş sırasında, hava serin, bitki örtüsü canlı ve manzaralar sonsuz bir hal alır. Botan Vadisi’nin devasa çöküntü hattı ve uçsuz bucaksız Mezopotamya ovası, yayladan bakıldığında nefes kesici bir pano gibi açılır.
Doğa fotoğrafçıları için yılın en özel zamanlarından biri olan bu dönemde, ters lalelerin her biri dramatik duruşuyla kadrajlara adeta poz verir.
HASANKEYF VE KANYONLAR
Tarihi en az 12.000 yıl öncesine uzanan Hasankeyf, Mezopotamya’nın en önemli yerleşimlerinden biri olarak kabul edilir. İnsanlığın yerleşik hayata geçtiği dönemlerden bugüne kadar kesintisiz yaşam izleri taşır.
Kale yamacına oyulmuş yüzlerce mağara ev, Artuklu dönemi mühendisliğinin başyapıtlarından Zeynel Bey Türbesi, tarihi köprü ayakları ve Dicle kıyısındaki yeni yerleşim, bölgenin hem eski hem yeni yüzünü gözler önüne serer.
Çevredeki kanyonlarda yapılan yürüyüşte; sarp kayalıklar, doğal oyuklar, su yolları ve binlerce yılın aşındırdığı kaya oluşumları dikkat çeker. Her adımda hem doğanın gücünü hem de tarihin derin izlerini görmek mümkündür.
CEHENNEM DERESİ
Adını, dikey yükselen kayalıkları ve dar geçişleri nedeniyle alan Cehennem Deresi, Şırnak bölgesinin en etkileyici doğal güzelliklerinden biridir.
Kanyonun yer yer yalnızca birkaç metreye kadar daralan bölümleri, yürüyüşe macera ve sürpriz katar. Suyun içinden geçilen noktalar, kayaların arasından süzülen pınarlar, doğal kaya kemerleri ve gölge-günışığı oyunları ile rota sürekli değişen bir atmosfer sunar.
Kanyon duvarlarının yüksekliği, güneş ışığının sadece belirli açıyla içeri girmesine izin verir; bu nedenle özellikle öğle saatlerinde ışığın kayalara süzülüşü büyüleyici bir görüntü oluşturur. Bölge, hem doğaseverler hem de macera arayanlar için Mezopotamya’nın saklı hazinelerinden biridir.
KURDİSE ŞELALESİ
Mardin’in yeşil doğasını temsil eden Kurdise Şelalesi, kaynağından güçlü bir şekilde akan sularıyla bölgedeki en canlı ve görsel açıdan etkileyici doğa noktalarından biridir.
Vadi boyunca ilerleyen yürüyüşte, su sesinin sürekli eşlik ettiği huzurlu bir atmosfer vardır. Bahar aylarında şelalenin çevresinde yabani nane, kekik, sarmaşıklar ve çiçeklenmiş çalı türleri görülür.
Şelalenin çevresindeki doğal havuzlar ve kayalık formasyonlar, kısa molalar ve fotoğraf çekimleri için idealdir. Özellikle sabah saatlerinde güneş ışığının suya vurması, suyun üzerinde ince bir sis tabakası oluşturur ve vadi büyülü bir görünüme bürünür.
DARA ANTİK KENTİ
Mardin’in güneydoğusunda yer alan Dara, Mezopotamya’nın Anadolu sınırlarındaki en önemli askeri, ticari ve kültürel merkezlerinden biriydi. Kent, Roma ve Pers imparatorluklarının hâkimiyet dönemlerinde stratejik bir sınır garnizonu işlevi görmüştür.
En etkileyici yapılarından biri, devasa taş bloklarla örülmüş yer altı sarnıçlarıdır; bu sarnıçlar kendi döneminin mühendislik harikası olarak kabul edilir.
Nekropol alanı, kaya oyma mezarları ve geniş mezar odaları ile bölgenin en iyi korunmuş antik alanlarından biridir. Kentin çevresinde yer alan sur kalıntıları, ticaret yolları ve su kanalları, Dara’nın o dönem Mezopotamya’nın en gelişmiş şehirlerinden biri olduğunun kanıtıdır.
Bölgenin “Mezopotamya’nın Efes’i” olarak anılmasının nedeni, tarihi yapılarının çeşitliliği, kentin planlaması ve görsel ihtişamıdır.
KİVAĞ (MAĞARAKY) VE XARABİYA (YENİCE) EZİDİ KÖYLERİ
Kivağ ve Xarabiya köyleri, Ezidi topluluğunun geleneksel yaşamını en saf haliyle sürdürebildiği yerlerdir. Bu köylerde taş ve kerpiçten yapılmış evler, dar ve kıvrımlı sokaklar, eski su kuyuları ve küçük meydanlar göze çarpar. Ezidilerin dini ritüelleri, bayramları ve kültürel törenleri köy yaşamının doğal bir parçasıdır. Köylerde yürürken, hem tarihî taş yapıları hem de doğal çevrenin sunduğu panoramik manzaraları gözlemlemek mümkündür. Ziyaretçiler, yerel halkla kısa sohbetler ederek günlük yaşam ve gelenekler hakkında bilgi edinebilir, bölgeye özgü el işçiliği ve mimari detayları yakından inceleyebilir.
AYNVERD (GGÜLGÖZE), HAH (ANTLI), KILLITH SÜRYANİ KÖYLERİ
Bu köyler, Mezopotamya’nın kadim Süryani kültürünü günümüze taşıyan yerleşimlerdir. Köylerde taş ve kerpiçten yapılmış tarihi evler, küçük avlular ve bahçeler, geleneksel köy yaşamının izlerini gösterir. Süryani kiliseleri ve manastır kalıntıları, köylerin tarihî ve dini önemini ortaya koyar; bazı köylerde 500 yılı aşkın geçmişe sahip yapılar bulunur. Yer altı odaları, mezarlar ve antik nekropoller, ziyaretçilere Mezopotamya tarihini adeta açık hava müzesi gibi sunar. Bu köylerde yürüyüş sırasında, Süryani dilini, geleneksel mutfak kültürünü ve el sanatlarını gözlemleme fırsatı da bulunur. Özellikle köylerin doğal çevresi, yemyeşil bahçeler ve sulak alanlar, yürüyüş sırasında hem görsel hem de ruhsal bir dinginlik sunar.